26 Haziran 2013 Çarşamba

4

Bazen gitmek gerekir.

Arkana bakmadan, sormadan, gitmek... Nedensizce gitmek, arkada birçok belkiler bırakarak gitmek gerek...

Nereye gidersen git yine aynı yere geleceğini bile bile gitmek gerek işte bazen! Sadece gitmek...

                                                                                               Hakan Altay







19 Haziran 2013 Çarşamba

Sosyal Frekans

Bu cumadan itibaren her cuma radyo Seyhan'da saat 20:30'da Sosyal Frekans programını sunacağım...

15 Haziran 2013 Cumartesi

Bizim

Bizim masallarımız var, ninelerimizin belleğinde, bir düşün içerisinde,  bir varmış bir yokmuş diye başlar, türkülerimiz var sonra; yeryüzünün en büyük şairlerini getir, önünde baş eğer. Destanlarımız var bizim, nice yiğidi içinde taşır, anlatmaya ömür yetmez. Bizim sevdalarımız var sonra, dağları taşları delen Ferhat'larımız var. Bizim halaylarımız var, başı sonu belli olmayan, uzadıkça uzayan, horonlarımız var, kemençenin büyüsüne kapılan yüreklerimiz.  Bizim tarihimiz var, nice aslanları içinde taşır.

Bizim umudumuz var.

                                                           Hakan Altay

4 Haziran 2013 Salı

Okuma Notları

"Velhasıl dünyada bir cennet inşa edersen, ölümle cennete yatay geçiş yaparsın. Asıl hayat cennettedir. Demek ki dünyada mümkün olduğu kadar yaşatmaya bakmak gerek. Fidan dik, kuş besle, evlat büyüt, umut ve sevinç aşıla... İnsanlar senin yanındayken cennetteki gibi kınanmayan, yadırganmayan, dışlanmayan, aksine ödüllendirilen, yüceltilen, hoşnut edilen, ikramda bulunulan konumda, özgür hissederlerse sen, bulunduğu yeri cennete benzetmişsin demektir. Cennetin inşaatında bir mühendis, mimar, usta, kalfa, ya da işçi olarak çalışıyorsun demektir. Yok, eğer öldürürsen, yaşatmazsan, beslemezsen, yaşama azmi aşılamazsan; insanlar kendilerini senin yanında cehennemin dumanında boğulur gibi sıkıntılı, üzgün, baskılanmış, boyunduruk altında, kısıtlanmış, suçlu, mahçup, rahatsız, cezalandırılmış mahrum... hissederlerse, sen cehennem kurmuşsun demektir. Zebanileşmişsin. Burada kendi ellerinle bina ettiğin cehennemden, öldüğün anda ahret cehennemini boylarsın"

Not: Yukarıdaki parça Murat Menteş'in Ruhi Mücerred adlı son kitabından alıntılanmıştır.

30 Mayıs 2013 Perşembe

#BenimAdana

 Teknoloji akıl almaz bir hızla ilerliyor. Türkiye'de birçok denge de değişiyor, ana akım medya artık eski gücünde değil. Bunu ben söylemiyorum, herkes için bilindik bir şey oldu bu, onun yerine yeni bir medyamız var artık. Bu medya twitter, instagram, bloglar, sözlükler. Anlayacağınız gibi sosyal medya... Durumu şöyle özetleyeyim: "Fenomen" bir twitter kullanıcısı Türkiye'de satan çoğu gazeteden daha büyük bir etkiye sahip.

 Medya değişirken hayatımızın her alanı değişiyor aslında. Alışkanlıklarımız, yeme içme kültürümüz, sosyo-kültürel yaşantımız. Elbette siyasette bu değişimden nasibini alıyor. 

 Bu değişimi son zamanlarda tam anlamıyla gördüğüne inandığım biri var, Adana'da yerel seçimlerde başkanlığa adaylığını koymuş durumda. A, B, C hangi partiden olursanız olun, hayata hangi pencereden bakarsanız bakın, yaptıklarıyla bu gece aslında herkesin gönlünü kazandı.

 Twitter'da #BenimAdanam diye bir etiket açtı, önce Adana gündeminde, daha sonra tüm Türkiye gündemine girdi etiket. İnsanlar sohbet etti, Adana'yı konuştu, birbirleriyle hatıralarını paylaştılar, Adana'ya dair ne varsa konuşuldu. Sahipsiz Adana denildi, anlatıldı...

 Yüksel Evsen yaptı bunları, şimdi düşünüyorum da gençleri bu kadar yakından tanıyan, onlara bir abi gibi gelin konuşalım diyerek adeta dertleşen biri var mı başka? Hangi partiden aday olacağını bilmiyorum, bildiğim bir şey var yalnız: Yaptığı daha önce pek yapılmamış bir şey. 

 Adana hak ettiği siyasetçisine kavuşacak gibi... Ezber bozan, yenilikçi siyasetçilere çok  ihtiyacımız var.

24 Mayıs 2013 Cuma

GÜLŞEN

Son zamanlarda Türkiye'de çıkan en başarılı albümlerden biri: