adana demirspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
adana demirspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Kasım 2012 Perşembe

Adana Kumarhane Merkezi Mi Oluyor?


Son zamanlarda Adana'nın kumarhane merkezi olacağına dair inanılmaz bir söylenti var. Bu söylentiyi yaklaşık 1.5 2 yıl önce falan duyduğumda "adı üstünde söylenti işte" demiştim kendi kendime.

Söylentiler her geçen gün daha da artıyor. Şehir çalkalanıyor. Üstelik herkesten duymaya başladım bu söylentiyi. Bu 1.5-2 yıllık süre zarfında Adana'da bazı şeyler değişmeye başladı. Şehir belki de şimdiye kadar Adana'da bulunan otel sayısını ona katladı. Ne yana baksam otel görüyorum memleketimde. Her yerde, hangi yıldızdan ararsanız bir otel görmek mümkün. Üstelik otel inşaatları da hızla artıyor. Şehrin hemen hemen her yerinde, mahalle aralarında bile otel inşaatı görmek mümkün. Bu kadar çok otelin sebebi ne merak ediyor insanlar doğrusu.

Adana bir turizm şehri değil. Aslında büyük bir potansiyeli içerisinde  bulundurmasına rağmen özellikle şehri yönetenlerin beceriksizliği, bencilliği, ihaneti, ataletinden dolayı bir turizm şehri olamadı Adana. Bu oteller neden yapılıyor? İnsan hani kuşkulanmadan edemiyor, bir yatırımcı neden turizm şehri olmayan bir şehre otel diker ki? Bir bildiği vardır ki diker o oteli. Aksi takdirde böyle bir riske neden girsin ki? Kimse sırf hobi olsun diye parasını yatırmaz bir bildiği yoksa eğer. Bu otelleri yapan insanların riske girmeleri için bir dayanak noktası, kaynakları olmalı muhakkak.

Fabrikaları korku filmini andırır gibi şehrin dört bir yanında boşaltılmış dururken, Adana kayıtlı işsiz oranının en çok olduğu il konumundayken, şehrin neredeyse Adana Demirspor dışında tüm efsaneleri yitip gitmişken, ekonomisi bunalmış, sanayisi can çekişen, tarımın o eski günlerini mumla aradığı bir coğrafyada acaba bu söylentiler bir gerçeğe mi işaret ediyor?

Adana bir kumarhane merkezi olacak mı olmayacak mı zamanla göreceğiz lakin bu oteller bu kadar çokken ve bir virüs gibi bu kadar artarken kimse bu söylentilere inanmamamızı beklemesin.

8 Ekim 2012 Pazartesi

ADANA DEMİRSPOR-ADANASPOR ANONİM ŞİRKETİ MAÇI


Dün Adana "mavi" bir sabaha uyandı. Her şey maviydi dün Adana'da, yollar, sokaklar, kaldırımlar, uçan kuşlar, çocuklar, genç kızlar, koca koca adamlar. Her şey maviye kesilmişti. Bir mavi sabaha uyandık, biz de maviydik, her şey maviydi. Bir de lacivertti, maviye yakışan, yanına soylu bir şekilde duran. Mavi ve lacivert.

Sabah bu mavi düş her yere yayılmıştı. Kolay değil bir Adana derbisi vardı, bir yanda taraftarı ile milyonların sevgilisi olmuş mavi, masmavi Demirspor'umuz, diğer yanda Adanaspor Anonim Şirketi. 

Sabah erkenden yola koyulduk, stad etrafı maça henüz 10 saat varken tıklım tıklımdı. İnsanlar besbelli acaba bilet bulur muyum kaygısıyla uyanmıştı, kime baksam bir telaş bir kaygı... Bu güzel çocuklar, bu mavi masmavi düşlerden uyanan bu çocuklar, hepsi buldular biletlerini, erkenden geldiler stada, kuyruk oldular, tabii bulacaklar. Bulacaklar ya, zaman geçtikçe stad etrafı da ana baba günü oldu. Stad etrafına konuşlanmış, dürümcüler, ayrancılar, şalgamcılar bayram etti. Yüzleri güldü. Şehrin asi çocukları şarkılar söylemeye başladı, tezahüratlar her tarafta bir mavi, bir cümbüş, bir bayram havası.

Maça 2 saat kala stada girdik. Öyle stada girdik diye geçiştirmeme bakmayın, bir sıra vardı ki sormayın gitsin. Nah buradan taa nerelere yol olur. Öyle bir sıra ki bu, sorma gitsin. Uzun, upuzun, dallanan budaklanan, kaynak yapılan, U şeklini alan, bir türlü bitmeyen bir sıra. Bizde bekledik, uzun uzun ayakta bekledik ve stada girdik.

Dışarıdaki kalabalık stada akmaya başladı. Yavaş yavaş doldu stad. Bir insan seli akmaya başladı içeri doğru, insanlar girdikçe stada bir mutlu bir mutlu... Koca stad doldu taştı, maviye büründü, şarkılar, türküler, tezahüratlar ile maça yavaş yavaş hazırlamaya başladık kendimizi.




Demirspor'umuz, sağolsun o güzel futbolcular, sağolsun o hünerli ayaklar bizi utandırmadı. Maça müthiş başladık, üst üste bulduğumuz goller, hele o Erçağ'ın golü, şimdi kaç çocuğun rüyasını süsledi o gol Allah bilir, o nasıl bir goldü öyle, adeta bir füze, bir teknik, zeka ürünüydü. Müthiş, tek kelimeyle müthiş bir goldü. Yıllar geçer, o golü gören, hele hele o golü canlı canlı gören kimse unutamaz o golü, öyle bir goldü.  Rakibin eminim kabusu olmuştur o gol. Allah'ım Allah'ım evlerden ıraklardan uzak. O nasıl bir goldü öyle? Mavi masmavi goldü. Gol bile maviydi. İlk yarı 4-0 üstünlüğümüz ile bitti, ezici, insanı mutlu eden bir skordu ve şehrin asi çocukları bir dakika bile susmuyordu.

İkinci yarı Adanaspor Anonim Şirketi 2 gol buldu. Buldu ya, bulsun ne olacak. Maç bizimdi zaten, rahattık, mis gibi keyfini çıkarıyorduk bu güzel sonucun, şarkılarımız, türkülerimiz, o destansı duruşumuz hiç bitmiyordu. Bitmeyecekti de...

Maç bitince sokaklara doldu mavi çocuklar. Gazipaşa'da belki de hayatta ilk defa birbirini görmüş olan insanlar halay çekti, kornalara basıldı, konvoylar yapıldı, şehir hâlâ maviydi, gündüz nasıl maviyse gece de maviydi bu şehir.

Eve giderken neredeyse gün boyunca ayakta durmanın bir yorgunluğu olsa da üzerimizde mavi bir düşün içerisinde lacivert bir gölgede doyasıya eğlenip, "Adana Demirspor'ludur" söylememizin ne kadar haklı olduğunu tüm ülkeye göstermenin ve Adanaspor A.Ş'yi yenmenin güzelliği vardı üzerimizde...

Şehrin asi çocukları o tatlı yorgunlukla mavi bir düşe uyudular.

Sabah gene şehir mavi bir şehir olacaktı...

Mavi...

Masmavi...

Not: Bu yazı aynı zamanda http://www.demirsporplatformu.com/yazarlar/adanaspor-anonim-sirketi-maci.html  adresinde de yayımlanmıştır.


12 Şubat 2012 Pazar

Adana Demirspor'umuz 1- Eyüpspor 3

 Bir hafta boyunca gerek sosyal medya'da gerek Demirsporun içinde yer aldığı birçok platformda heyecanla beklenen bir maçtı bu: Adana Demirspor Eyüpspor maçı. Adana Demirspor 2.lig kırmızı grubunda geçen hafta lider olan Bandırmaspor'u kendi evinde 10 kişiyle yenmiş, 3.sıraya yerleşerek makus tarihini yeneceği sinyallerini vererek bizleri epey heyecanlandırmıştı. Şimdi yanlış anlaşılmasın, heyecanımız kaçmış değil lakin bugün 5 Ocak Stadyumunda maçı canlı izlemiş biri olarak bir kaç kelam laf edeyim diyorum.

 Maçın başlamasına  saatler olmasına rağmen biletlerin satıldığı büfelerin önünde kuyruk olmuş demirsporlular vardı. O uzun bilet kuyruğunu görünce özlediğimi düşündüm, hoşuma da gitti.Çocuklar, gençler, yaşlı insanlar her kesimden insan kuyrukta sıra bekliyordu vesselam. Adana'da havanın güzel olması, az önce bahsetmiş olduğum gibi takımın ivme kazanmış olması, en önemlisi içlerindeki demirspor sevgisi insanları stadyuma sürüklemişti. Stad tamamen doluydu bugün demiş olsam herhalde abartmam, tıklım tıklımdı tribünler. Bütün bir şehir Demirspor için yerlerini almıştı. Maç gayet güzel başladı. Eyüpspor'u ilk dakikalarda izlerken herhalde 15.sırada yer alan bir takım olarak beraberlik için gelmişler diye düşünürken Erçağ'ın güzel golüyle 1-0 öne dahi geçtik. Erçağ gerçekten bugün benim en çok takdir ettiğim futbolcuydu. Demirspor ruhuna yakışan bir hırsa sahip, yerinde asla durmuyor, koşuyor, defansa, forvete, orta saha'ya yardım ediyor, takımı için adeta savaşıyor desek yeridir. Keşke bugün herkes Erçağ gibi oynayabilseydi. Defans hattımızda Süleyman'ın eksikliği özellikle sol kanatta açık vermemize neden oluyordu. İlhan o kadar kötü başladı ki, kalemizde gördüğümüz ikinci golden sonra teknik direktör (biraz da defansın sol bölgesinde olan açıklığı düzeltmek için olsa gerek) İlhanı oyundan aldı. İkinci yarı o büyük demirspor taraftarının çabası golü getirmedi. Son dakikalar yaklaşırken kalemizde gördüğümüz 3.gol ise skoru belirledi.

 Velhasıl-ı kelam mükemmel bir taraftar vardı bugün 5 ocak stadyumunda. Takımını yine canı gönülden destekleyen, büyük demirspor taraftarı. Lakin oyuncular da taraftar da bulunan arzu ve azmi pek göremedim. Hele o İlyas Çakmak, kendini bugün hiç yormadı desem yeridir.

 Aldığımız bu mağlubiyet bizi şampiyonluk yolunda hiç üzmesin. Önümüzde daha 13 hafta var. Bu taraftar olduğu sürece umudun her daim olduğu gibi.

31 Ocak 2012 Salı

Adana Demirspor


 Adana Demirspor yıllardır 2lig'de, peki neden böyle? Demirspor futbolun endüstriyelleştiği, çirkin bir oyun olduğu, şikenin futbol için doğal bir unsur edildiği günümüz Türkiye'sinde adeta direniyor.

 Demirspor bir halk takımıdır.Bir tutkudur Adana Demirspor, Muharrem Gülergindir, Bekir Çınardır, Füzel Selamidir, şimşekler çakarken bu şehre, sırılsıklam ıslanmaktır tribünlerde, bazen hüzündür; kaçan trenlere benzer, yitip gitmeyecek bir sevda şarkısıdır Demirspor dillerde, kilometrelerce yol kat etmektir bu aşk için, asi bir yumruktur arsızlara, yüreğinden tren geçenlerin takımıdır Demirspor,  yalın ayak sokaklarda bir topun peşinden koşan çocuğun gülüşüdür, dükkanını yeni kapatmış bir tamircinin yağlı elbisesiyle maçı izlemesidir Demirspor,   güzel bir kadının edası kadar büyülüdür. Skor odaklı bir sevda değildir bu,  takımı 4.golü yediğinde daha çok desteklemektir tribünlerde Demirspor. Çocuklara Demir isminin koyulmasının tek müsebbibidir. Üç büyük takımı tutmanın pohpohlandığı cıvık spor gündemimizde bir soluktur. Yenilmez armadadır Demirspor.  Yüreği aşkla yoğrulmuş bir şehrin mavi lacivert renklerle bezenmiş büyük bir destanıdır  Adana Demirspor.